Vatan’mı Gurbet’mi…. İşte Okunası Bir Yazı

Bu soruyu ilk gelen gurbetçiler sormuştur kendilerine...


Bu soruyu ilk gelen Gurbetciler   sormuşdur kendilerine.

Ama bir türlü  cevab bulamazlar, genelde hedef bellidir, amaç para kazanıp geri dönmektir , ama bazen oldugu gibi evdeki hesap çarşıya uymaz. Bir bakmışsınki zaman gelip geçmis çoluk çocuk sahibi olmuşsun, ha şunu yapayım bide bunu yaptımmı derken bir ömür geçmiş.

Gurbeti vatan yerine koyanda var, Gurbete yıllarını verip hatta buralarda doğup yetişip, Vatan hasretiyle kavrulanda var.

Bu konuda Araştırmalarıma göre sadece Türkiye’ye dönen Gurbetcilerin  sayısı 2008′ de 100 bin, 2009’da ise 105 bin oldu,2010 yılı için 120 bine ulaştı çoğunluğu Almanya olmak üzere Türkiye ye kesin dönüş yapmış Gurbetcilerimiz. Manevi yönden düşünürsek hep  kaybettik, yabancı  olduğumuz  her zaman hatırlatıldı bizlere, Avrupada  önceden  dil bilmiyor  diye,  Türkleri  aşağıladılar sonra Türkler  dilini  öğrendi, meslek  yaptı  Üniversite  okudu, yinede  kabullenilmedik kabul edilmiyoruz, çocuklarımız ne kadar  uğraşsada iki kültür  arasında  sıkışıp kalıyorlar.

Avrupada yabancı  Türkiyede  Almancı oluyorlar, hiç  bir yere ait hissedemiyorlar kendilerini, yani dostlarım bu konuda herkes farklı  düşünebilir, Avrupanın sosyal yardım  yönü iyi olabilir,  Avrupa’nın  bu hakları burdaki Gurbetcilere  birer sus payıdır .

Avrupa da Son zamanlar farkındaysanız Türklere ve Müslüman’lara karşı yabancı düşmanlığı artmıştır, bunun nedeni  Gurbetci göçünün 50  seneyi geçmesine rağmen, yabancılar hakkında  yürütülen politikaların  aslında, şimdiye kadar samimi bi şekilde yürütülmediğini ortaya koyuyorki, bunu Partilerden seçilmiş olan Türk kökenli Milletvekillerinin aslında, Gurbetcilerin problemlerine malesef bir care bulamadığını görüyoruz.

Konuya dahil  “Klasik bir Gurbet hikayesiyle” yazımı sonlandırmak istiyorum tekrar görüşmek üzere Esen kaLın…

***

Yıl 1 9 7 2

Elinde Tahta valiz

Sirkeci garından kalkan gurbet treni.

İçinde umut dolu birçok adam

Onlardan biride benim babam.

Dayanabilirmiyim acaba diyordu icinden kendi kendine !!

Üç yavrusu eşi birde ana baba  ardında kalan.

Hele birde Memleket hasreti

kolay değildi dayanmasi.

Söz diyordu en yakın zamanda

alacağım kızlarımı da senide hanım yanıma.

Öylede oldu artık kızları eşi de yanında.

Yıl 1 9 7 9

Birde Nurtopu gibi oğlu oldu.

Hayattaki en büyük mutluluydu belki, boy boy oldu çocukları

Her biri yuvadan uçup kendi yuvasını kurdu.

Baba olmaktan dede olmak daha da bir yakıştı…

Artık pamuk dedeydi adı

Yıllarca çalışıp didindi

Değil namert kuluna

Mert kuluna bile muhtaç etmedi

Dört evlat yetiştirdi bir işçi maaşıyla.

Hep helal lokma yedirdi

Bir muradı kalmıştı sadece

Memlekete dönüp yaylasında serinleyip…

Sahilinde gezinmek…..

Bileti almıştı dönecekti doğduğu yere

Ne yazık ki ömür yetmedi…

Yıl 2 0 1 1 aylardan nisan

Evlatlarının kollarında verdi son nefesini.

O güzel insan bir zamanlar,

Tahta valiz le geldigi gurbetten

Tahta tabut içinde döndü köyüne .

Şimdi huzur içinde uyu baba

Çok sevdiğin memleketinin Toprağında…..

***


Like it? Share with your friends!

0

Comments 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Vatan’mı Gurbet’mi…. İşte Okunası Bir Yazı

Choose A Format
Story
Formatted Text with Embeds and Visuals